1202 gündür tutuklu Osman Kavala: Dava sürecim tiyatroya döndü

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Silivri Cezaevi’nde Osman Kavala ve yazar Ahmet Altan’ı ziyaret etti. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin, yeni atanan rektöre karşı sürdürdükleri protestolara dayanışma mesajı gönderen Kavala, “Eşim Ayşe Buğra gibi, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri gibi ben de ülkem için üzülüyorum” açıklaması yaptı. Dosyaların birleştirilmesi kararından sonra dava süreci hakkında ilk kez yorumda bulunan Kavala “Benimle ilgili davalar baştan beri hukuki bir süreç olmaktan uzaktı. Gelinen noktada maalesef bir tiyatro halini aldı. Hukuksuzluk, adaletsizlik tiyatrosuna dönüştü.” diye konuştu.

“Eşim Ayşe Buğra gibi, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri gibi ben de ülkem için üzülüyorum”

Yeni atanan rektöre karşı, barışçıl protestolarını yürüten Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine de Silivri’den dayanışma mesajı gönderen Kavala, “Eşim Ayşe Buğra gibi, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri gibi ben de ülkem için üzülüyorum” ifadelerini kullandı.

CHP Eskişehir Milletvekili Çakırözer,  dört buçuk yıldır süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci-yazar Ahmet Altan ile de görüştü. 2016 Eylül ayından bu yana tutuklu bulunan ve 2019 sonunda verilen tahliye kararının ardından yeni tutuklama kararı ile yeniden Silivri Cezaevi’ne konan Altan’ın itirazı ise 13 aydır Yargıtay’da bekliyor.

“Tarafı olduğumuz AİHM kararlarına tam uyum sağlamalı”

CHP’li Çakırözer, ziyareti sonrasında şunları kaydetti: Osman Kavala’nın AİHM ve Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu kararlarına rağmen hukuksuz tutukluluğu Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti açısından turnusol kağıdıdır. Kavala, Ahmet Altan ve diğer siyasi tutuklular zindanlarda tutulduğu sürece Türkiye’de hukuk devletinden bahsetmek mümkün olamaz. Yeni anayasadan bahsedenler öncelikle mevcut Anayasaya uyarak, tarafı olduğumuz AİHM kararlarına tam uyum sağlamalıdır.

Osman Kavala hakkındaki bir beraat, iki tahliye, bir AİHM ve bir Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararına rağmen yaklaşık 4 yıldır cezaevinde. Kavala’nın tutukluluğu Türkiye’de demokrasinin turnusol kağıdıdır. Ahmet Altan sadece yazılarından dolayı dört buçuk yıldır cezaevinde. Dosyası son bir yıldır keyfi biçimde Yargıtay’da bekletiliyor. Terör örgütü üyeliğinden hüküm giyenler bile ondan az yatıp çıktı. Hakimlerin karar verirken uymaları gereken hukuk güvenliği, insan onuru ve makul süre ilkeleri nerede kaldı? Kavala, Ahmet Altan, Selahattin Demirtaş ve diğer siyasi tutukluların cezaevinde tutulduğu her gün yeni bir hak ihlalidir. Onlar zindanlarda tutulduğu sürece Türkiye’de hukuk devletinden bahsetmek mümkün olamaz. Yeni Anayasadan bahsedenler öncelikle mevcut Anayasaya uyarak, tarafı olduğumuz AİHM kararlarına tam uyum sağlamalıdır. Siyasi tutuklular bir an önce özgürlüklerine kavuşmalıdır.